9 Şubat 2020 Kasımpaşa - Galatasaray Maç Sonu Analizi



Galatasaray ligde şampiyonluk yarışındaki rakiplerinin puan kaybettiği haftada kritik Kasımpaşa deplasmanından çok rahat bir galibiyetle döndü.
Galatasaray kullanabileceği kredileri ligin ilk yarısında cömertçe harcadığı için tüm maçlara olabilecek en üst düzey konsantrasyonda çıkmak zorunda, Fatih Terim de durumun ciddiyetini farkettiği için hafta arası kupa maçında Alanyaspor gibi zor deplasmana 8-9 rotasyon oyuncusu ile sahaya çıktı. Fatih Terim her ne kadar kupayı önemsiyoruz dese de, sahadaki kadro ligin şakası yok der gibiydi.

Fatih Terim’in Kasımpaşa’yı bu denli önemsemesinin en büyük nedeni Kasımpaşa takımının bilinmezliğiydi, çünkü neredeyse tüm takımı yenilediler ve daha önceki maçlardaki veriler yeterli olmayacaktı.

Maç öncesinde Kasımpaşa kadrosunu incelediğimde ben de benzer bir bilinmezliğin içinde buldum kendimi, mesela Kasımpaşa’nın yeni sağ bek transferi Hadergjonaj 7 milyon euroluk piyasa değerine sahip, kağıt üstünde büyük ihtimalle transfermarkt verilerine göre ligin en pahalı sağ bekiydi. Kasımpaşa’da dikkatimi çeken diğer detay ise orta saha oyuncu genişliği olarak çok yetersiz olmalarıydı. Ki orta sahada sağ bek orjinli diğer oyuncuları Mickael Tırpan oynadı. İsim olarak tırpan, çapa tam orta saha ama oyuncu performans olarak istenileni veremedi. Kasımpaşa orta saha merkezinde sayısal olarak kalabalık olmak için Tırpan, Aytaç Kara, Tarkan Serbest ile oynadı. Kasımpaşa merkez orta sahasında Hajradinovic cezalı, Sadiku ve Pavelka da sakattı. Kasımpaşa’nın bu şartlar altında Seri ve Lemina’ya karşılık veremeyeceğini düşünüyordum, beklediğim de oldu açıkçası.

Kasımpaşa stoper hattında Brecka ve Meriah, sol bekte ise Haddadi forma giydi.
Klasik 4-3-3 ile sahada dizilen Kasımpaşada ileri üçlüyü Quaresma, Ndongala ve Thiam oluşturdu.

Stoper hattındaki Meriah Olimpiakos ile Şampiyonlar liginde forma şansı bulmuş bir oyuncu, isim olarak da Merih Demiral’a benzeyen oyuncu performans olarak hiç de iyi değildi.
Kasımpaşa takımını maçtan önce iyi analiz edemedik, çünkü Kasımpaşalı oyuncular bile ne oynadığının farkında değildi. Kasımpaşalı oyuncular yolda giderken birbirini görse tanır mı, pek sanmam.
Thiam’ı Diagne niyetine aldılar, hatta boş kaleye goller de attırdılar ama bir Diagne etkisi yaratmaktan çok uzak, Quaresma emekliliğini ilan etmiş gibi oynuyor, Ndongala ise pek varlık gösteremedi çünkü Mariano ile hava topuna maruz bırakıldı sürekli, Ndongala da ligin en kısa oyuncusudur belki.

Fatih Terim, Kasımpaşa maçının bu kadar kolay geçeceğini bilse Alanya deplasmanında 2-3 tane daha as adamı oynatıp deplasmanda gol bularak tur şansımızı artırmayı denerdi. Hoca da maçtan sonra bu duruma bir nebze üzülmüş olabilir.

Galatasaray’ın ne oynadığına bakarsak;
Muslera- Mariano, Donk, Marcao, Saracchi- Lemina, Seri- Feghouli, Ömer Bayram- Emre Akbaba, Adem Büyük. İlk 11’i ile sahada dizilen bir Galatasaray vardı.
Dakika 2’de yaptığı bindirmeden sonra enteresan hareketler yapan Saracchi’nin oyundan alınmasıyla taraftarlar adına büyük bir hayal kırıklığı ile başlayan bir maç oldu. Çünkü Linnes beklenen performanstan uzak dönmüştü. Neyseki takım Saracchi’nin sakatlanıp çıkmasına olumsuz tepki vermedi. Saracchi’nin oyundan alınması oyuncu değişikliği hakkı bakımından beni endişelendirmedi, çünkü teknik ekip oyuncu değiştirmiyor zaten,1 oyuncu değişikliği hakkımızı orada savuşturduğu için teknik ekip sevinmiş bile olabilir.

Muslera’ya iş düşmedi, iyi ki de düşmedi. Ligin tartışmasız en iyi kalecisi.

Mariano ligin 2.yarısında kalitesini yeniden ispatlarcasına oynuyor, devre arası kapının önüne koyulma hissi ve haftada 3 maç yerine haftada 1 maça düşen maç fikstüründe kendini bulmuş bir Mariano izledik. Maç rölantiye gelince Mariano yine biraz eskileri anımsatsa da kilidin açılmasındaki rolü nedeniyle gerekeni yaptı. Ligin ilk yarısında açtığı ortalarda sürekli rakibi nişanlayan Mariano bu kez takım arkadaşlarını hedef almayı başarıyordu. Ligin ilk yarısının son maçına kadar asist veya gol katkısı olmayan bedevi oyuncumuz son 3 ya da 4 maçta 4. asistine ulaştı sanırım. Mairano’nun perfomansında şampiyonluk modunu açmış Feghouli’nin de etkisinin olduğunu düşünüyorum.

Can kurtaran Donk, stoper rolüne iyice odaklanmış göründü. Donk stoperdeki sorumluluklarının da farkında olacak şekilde olgun bir oyun ortaya koyuyor. Donk ve Marcao’nun yeterliliğini her zaman tartışırım ama gün birlik olma günü ve oyuncularımıza sonuna dek sahip çıkmalıyız.
Marcao da çok temiz bir maç çıkardı, ligin 2.yarısında açılan bir Galatasaray takımı oyuncu topluluğu var.
Saracchi yerine giren Linnes bugün sol bekte pek sırıtmadı, Onyekuru’nun oyuna girmesiyle etkili bindirmeler de yapan Linnes teknik heyetin yüreğine su serpmiştir. Çünkü sol bekte Şener’i izlememeliyiz, yani bunu haketmiyoruz.

Seri ve Lemina’yı maç genelinde çok beğendim. Lemina’nın fizik gücü tam oturmaya başladı, sadece 1 pozisyonda rakibi formasından çeken Lemina’nın hareketini gereksiz buldum. Çünkü önemli olmayan bir dakikada gereksiz bir hareketti, Lemina’ya her maç ihtiyacımız var. Kartlardan dolayı 1 maç bile kaçırması bizi yaralayacak.
Galatasaray ısrarla geriden oyun kurmayı deneyerek riskli bir oyun anlayışıyla sahada oldu, Kasımpaşa’nın hücum hattı emekli generallerden oluştuğu için ön alan presini pek verimli yapamadılar ve Galatasaray geriden temiz oyun kurdu.

Kanat gibi görünen Ömer ve Feghouli’nin bu oyun tarzında iç merkeze kesinlikle destek olması gerekli. Çünkü Lemina’yı stoperi 3’lemek için kullanıyoruz, Seri fizik olarak o kadar geniş alanda orta saha oyuncularla boğuşacak tipte bir oyuncu değil. Geniş alanda Seri’yi orta alanda yalnız bırakmak bir tür intihar çeşidi olacaktır.

Feghouli için şampiyonluk şarkılarını fısıldamaya başladı dersek yeridir, attığı golden sonraki sevinci bile bazı şeyleri anlatmaya yeter. Feghouli bildiğimiz Feghouli performansına geldiğinde geriye yaslanıp onu izlemeliyiz sadece. Merkeze pas bağlantısı için yardıma gelmesini de çok beğendim, hatta tek pozisyonda size durumun önemini anlatabilirim. Spiker bile bir pozisyonda Feghouli’ye Lemina dedi(Lemin’ya elif dedin usta)

Ömer Bayram enerjisi ile fark yaratan bir oyuncu, takımın zor günlerinde çok büyük karakter koydu ortaya. Sol kanada Ömer’e destek için Saracchi ve Onyekuru dahil olduğunda enteresan şeyler izleyebiliriz orada.

Emre Akbaba ve Adem Büyük yardımlaşmalı çift forvet olarak sahadaydı, Emre Akbaba atılan 2 golün de mimarı oldu. Emre bunları yaptığı için kadroda yer bulan bir oyuncu zaten. Emre’nin biraz daha insiyatif almasını tabiki ben de isterim ama şu yaptıkları bile çok değerli. Atılan ilk golde savunma arkasına sarkıp Feghouli’ye boş kaleye gol attıran da Emre’ydi, ikinci golde kornerde Lemina’dan seken topa röveşata vurarak penaltı kazandıran da.

Adem Büyük’e burdan teşekkürü ve özrü borç biliyorum. Kağıt üzerinde Falcao ve Andone ikilisini bulmuş bir takımda ikisinden de daha üst düzey performans vermek cidden çılgınca bir durum. Adem Büyük Gs’ye gelmeden önce kendini sürekli yere atan, antipatik, oyunu yavaşlatan, hakemle dalaşan vasat bir oyuncu görüntüsü sergiliyordu. Ama görünen o ki Emre Mor’a dokunmasını beklediğimiz sihirli Fatih Terim değneğinden nasiplenen Adem Büyük olmuş. Adem’in bu performansıyla en formda yerli forvet oyuncusu olduğunu söyleyebilirim, Milli formayı da hakediyor.

Onyekuru tamamen hazır olduğunda  Galatasaray’ın nasıl sahada dizileceğine dair ipuçları da gördük bugün. Dakika 60’tan sonra oyuna giren Onyekuru kısa süre içerisinde kalitesini net şekilde belli etti. Galatasaray takımı resmen böyle bir oyuncuya susamış durumda, rakibi bu denli rahatsız eden, tedirgin eden, topu ayağında tutan ve olumlu kullanan bir oyuncu inanın her takıma lazım.
Ömer Bayram’ın da iç oyuncusu olarak Seri ve Lemina’ya destek olmasıyla sahada daha dengeli duran bir Galatasaray izleyeceğimizi düşünüyorum. Oyun içinde zaman zaman kaybolan Emre Akbaba formayı Onyekuru’ya kaptırabilir.

Şuan için Fatih Terim’in elinde 2 tane güçlü oyun planı oluşmuş durumda. Lemina’nın stopere büründüğü göze alınırsa her türlü Onyekuru’lu sistemi tercih edeceğimi söyleyebilirim. Sonuçta oyun taktiğinin eldeki oyuncuların kalitesine göre yoğrulması gerektiğini düşünüyorum.
Onyekuru sol kanat ve forvet bölgesi olarak vazgeçilecek bir oyuncu değil, özellikle Onyekuru Feghouli uyumunu da geçen seneden biliyoruz. Falcao ve Andone de dönünce nasıl bir hücum izleriz hayali bile insanı mutlu ediyor. Bir de geriden gelecek Saracchi etkisini de oraya ekleyelim.

Galatasaray’ın oyunu tabi ki rakiplerle orantılı olarak değişkenlik gösterecek ama şuan ki Galatasaray kadrosu ligin göreceli olarak zayıf takımlarına tokadı vurup rahatlıkla geçebilecek seviyede. Ligin ilk yarısındaki Ankaragücü türevi maçları hatırlarsak bu çok önemli bir detay.
Elbette maç maç gitmeliyiz ama Galatasaray fikstürüne göz atarsak Fenerbahçe, Sivas ve Başakşehir deplasmanları kaderimizi belli edecek maçlar diyebiliriz. Bir de Alanya deplasmanı var tabi ki. İçeride Trabzon ve Beşiktaş’ı rahat devireceğimizi düşünüyorum, diğer Anadolu ekiplerini de içeride dışarıda rahat geçeceğimizi düşünüyorum.

Saracchi’nin MR sonuçları çok şükür temiz çıktı, Saracchi’nin bu ligde Robertson etkisi yaratacağını düşünüyorum. Hatta tarz olarak Arnold’u andıran Mariano’nun da takımda tutulmasının en büyük nedenlerinden birinin Sarachhi olduğunu söyleyebilirim. Andone iyileşti, yavaş yavaş maç kondisyonu kazanması gerekli. Onyekuru’yu toparlıyoruz gümbür gümbür geliyor. Falcao’nun tedavisi tamamlandı, yine yeniden Falcao geliyor. Feghouli’nin yükselen performansı, kendini bulan Lemina; Lemina ile yükselen Seri, Ömer ve Adem’in olağanüstü katkıları, Marcao’nun geçen seneki şampiyon haline dönmesi, Donk’un son düzlükteki ustalığı, herkesten önce god modunu açan Muslera.

Kağıt üzerinde kesinlikle en kaliteli takım Galatasaray, şu oyuncular sağlıklı olursa hiçbir şeyden korkmaya gerek yok. Yener İnce hocam, iş sende. Galatasaray’ın kalan maçlarda bu kilit oyunculara çok iyi bakması gerekiyor.

Transfer döneminde alternatifli bir merkez hattı kurulmasını çok istedim, çünkü orta saha ve stoper hattımız ipte yürüyen cambazları anımsatıyor bana.

Orta saha için mecburiyetten Selçuk İnan’ı hazırlıyoruz, Belhanda var sonra. Geri kalanı akademi.
Stoper için ise Ahmet Çalık, ki hiç tutmam, Emin ve Işık Kaan’ınımız var. Umarım iyi şekilde kendilerini hazırlarlar.
Galatasaray son düzlükteki Bold Pilot gibidir, taraftarlarında takıma destek vermesi gerekiyor.
Çünkü Kadıköy deplasmanı için bile şimdiden algıya başladılar.



Share this

Related Posts

Previous
Next Post »